Burhanlar Çiftliği
1984 yılında Şaban Burhan ile başlayan meyve sebze üretimi, 1993 yılı itibariyle Burhanlar Çiftliği olarak devam ediyor. İlk yıllarda toptan bakliyat olarak faaliyet gösteren işletme, yine Karacabey’in verimli topraklarında farklı bir arazide Şaban Burhan'ın önderliğinde oğulları tarafından işletiliyor. 100’ün üzerinde organik sertifikalı ve organiğe geçiş aşamasında tarımsal ürün çeşitliliği bulunan Burhanlar Çiftliği; küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yanı sıra unlu mamul, konserve ve kurutulmuş ürünleri de portföyüne ekleyerek yoluna devam ediyor. Türkiye'nin organik tarım konusunda öncü kuruluşudur.
2000 yılında organik sertifikalı tarım yapmaya başlayan Şaban Burhan, Bursa Karacabey'in çam ormanlarıyla çevrili verimli topraklarında, daha önce tarım yapılmayan 280 dönümlük bir arazide 85 çeşit ürün yetiştiriyor.
Şaban Burhan kimdir?
Karacabey ilçesine bağlı Kıranlar Köyü’nde doğdu. Babası nakliyeciydi. Ekonomik zorluklarla büyüdü. Bu nedenle eğitimini lisenin ardından sürdüremedi. Dönem dönem de çalıştı ancak onlar da harçlığını çıkarabilecek küçük çapta işlerdi.
Vatani görevini yerine getirdikten sonra Karacabey’e döndü. Çalışmaya başladı. İlk iş deneyimi pazarda oldu. Bir yakını onu teşvik etmek amacıyla tarlada kalan kapya biberlerini bedelsiz verdi. Topladığı ürünleri sırtında taşıyarak, pazara götürdü. Pazara gelenlere ürünlerini satmak ve gelenlerin ilgisini çekmek için diğer tezgahtakiler bağırıyorlardı. Şaban ise utanıyordu. ‘Biber, biber’ diyordu fakat sesini ancak kendisi işitebiliyordu. Ürünleri sattı ancak onun için zor bir gün olmuştu. İlk birkaç hafta bu şekilde gitti. 3’üncü haftadan itibaren yanındaki çığırtkanlar kadar olmasa da onun da sesi çıkıyor, pazarı gezenlerin dikkatini çekiyordu. İlerleyen zamanda para kazanmaya başladı. Kazanç elde etmenin tadını gördü. Ticaretin tohumları bu zamanda atıldı.
Evlendi. Eşinin bileziklerinin bozdurarak, yaklaşık 50 çuval pirinç aldı. Bununla ticari yaşamını genişletti. Yaklaşık 6 ay sonra eski de olsa bir araba satın aldı. Farklı yerlerde satışlar yaparak, işini büyüttü. Perakendecilikten toptancılığa adım attı. Bursa, Yalova, Bandırma, Susurluk’a ürün veriyordu. Ancak yaşanan ekonomik krizlerde ödemelerini alamıyordu. Tahsilat yapamaz konuma gelmişti. Eksiye dönmeye başladı. Küçük bir yer alıp, üretime karar verdi. Tanıdıklarından birisi küçük bir bahçenin bulunduğu Adaburnu’na götürdü. İlk başta burayı alarak, kendisi ve çocuklarına yönelik üretim yapabileceği bir yatırım olarak düşündü. Öncelikle kendi tüketimini karşılayacaktı.
TARIM YAPAMAMIŞLARDI
Zamanla tarlanın etrafındakiler de yerlerini satmak istedi. Satmak istemelerinin nedeni ise dedelerinin kazmanın ucuyla açtığı bu topraklarda tarım yapamıyor olmalarıydı. Sulama için kaynak sıkıntısı da vardı. Uygun gelen fiyatı ödeyerek, satın aldı. Atıl olan yerleri alarak, alanı 150 dönüme kadar genişletti.
ARAŞTIRDI
Elindeki tarım alanının artması ile burayı değerlendirmeye karar verdi. Fidan üretme istasyonundaki müdürlerle görüştü. Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası’nda görev yapıyordu; aynı zamanda Ticaret Borsası Meclis Üyesi’ydi. Aktifti. Fuarlara da gidiyordu.
ORGANİK TARIM
İstanbul’da düzenlenen fuarda bir profesör ile tanıştı. Profesörün önünde organik ürünler vardı. Uzun süre sohbet ettiler. Profesör ona, ana hatları ile bilgiler aktardı. Anlattıkları inandırıcı ve mantıklıydı. O anda hazine bulmuş gibi sevindi. İnsanların geleceğinin, sağlığının burada olduğunu gördü. Konvansiyonel tarımda şu ana kadar gübre ve böcek öldürücü ilaçlar kullanıldığı için insan sağlığı ve toprak sağlığının elden gittiğini anlattı. Profesör, gelecekte insanların daha güvenli ve sağlıklı tüketimi için bu tarz üretim yapılması gerektiğini vurguladı. ‘Otu, böceği öldüren; insanı da öldürüyor’ dedi.
DENEMELER YAPTI
Organik tarımda karar kıldı. Meyve üretimi ile başladı. Ege ve Akdeniz Üniversiteleri ile yoğun çalışma gerçekleştirdi. Şeftali, incir, kayısı, elma, armut, kiraz, ayva, ceviz, zeytin gibi ürünlerin tepkilerine baktı. Belirli bölgelerden numuneler aldı. Topraktaki eksikleri tespit etti. Kirecin eksik olduğunu gördü. Toprağa kireç ve hayvan gübresi takviyesinde bulundu.
SERTİFİKALAR ALDI
Sertifika kuruluşu olan ETKO’ya başvurdu. Yetkinlik sertifikalarını edindi. Ekolojik Yaşam Derneği’ne (EKODER) üye oldu. Heyecanlıydı. İlçede paneller düzenleyip, çiftçilerin bu konudaki farkındalığını artırmaya çalıştı.